Tuesday, February 24, 2015

Content Marketing Nedir?

İçerikle pazarlama veya sektördeki havalı adıyla “Content Marketing” son zamanlarda tüm pazarlama dünyasının dilinde. Her ne kadar kulağa daha dün icat edilmiş bir kavram gibi gelse de, aslında çok uzun zamandır hayatımızdaydı. Dünyada içerik pazarlamasında raconu kesen Content Marketing Institiute’un tanımına göre  ‘content marketing’ temelde,  belirlenen hedef kitle için değer taşıyan içerikler yaratıp, potansiyel müşterilerin dikkatini çekerek önce olumlu algı ve bilinirlik yaratmayı ve müşteri sadakati oluşturmayı amaçlar. 

İçerikle Pazarlamada Analog Dersler

Geriye dönüp pazarlama tarihine baktığımızda sosyal medya, bloglar ve Twitter bile ortada yokken yapılan başarılı uygulamalar incelendiğinde de tanım anlam taşıyor. İşte Content Marketing ile neler başarılabileceğini gösteren değerli bir başarı öyküsü:

Jell-O Gibi İçeriklerle Talep Yaratın

Bugün yaygın bulunan bir tatlı olmasına rağmen Jell-O ilk icat edildiğinde, kimsenin onunla ne yapacağına dair bir fikri yoktu. Satış ve üretim patenti iddialı girişimcilerin arasında elden ele gezdikten sonra nihayet liseden terk  Francis Woodward’un eline geçti.

Woodward  gıda sektöründe çalışıyordu ve Jell-O’nun iç karartıcı satış grafiğini değiştirebileceğine ikna olmuştu. Ürünü anlayan tüm tüketicilerin Jell-O’yu seveceklerine dair inancı tamdı. Tek sorun, o dönemde aşçıların hazır ambalajlı jelatini nasıl kullanacaklarını pek bilmemeleri ve müşteriler talep etmediği sürece  marketlerin Jell-O stoklamamalarıydı.

Durumu düzeltmek için Woodward onlarca farklı Jell-O tarifiyle dolu broşürler bastırdı. Daha sonra gerilla ordusunu sokağa salarak broşürleri kapı kapı gezip dağıtmalarını sağladı. Pek çok şehirde bu tür satış taktikleri yasaya aykırıydı aslında ama, teoride herhangi bir şey satmadıkları için (broşürler ücretsiz dağıtılıyordu) problem olmadı.

Broşürleri dağıttıktan sonra tek tek marketlere girdiler ve market sahiplerini, yakın vadede bir çok müşterinin gelip Jell-O satın almak  isteyeceği, dolayısıyla şimdiden stok yapmaları gerektiği konusunda uyardılar.

Plan tıkır tıkır işledi ve Jell-O sonunda ilk ve en akılda kalan ambalajlı tatlılardan biri haline geldi. 
Woodward  aynı zamanda markasını oluştururken içerikle pazarlamadan faydalanan ilk profesyonellerden biri oldu.  Woodward’ın başarılı taktiği spesifik bir kitleyi, ürününün değerini gösteren bir broşürle (içerik) hedefleyerek talep yaratmak oldu. Esasen, Woodward içeriğini dağıtarak Jell-O için hiç yoktan Pazar oluşturmuş oldu.

Onun stratejisini bu kadar etkili yapan da broşürlerin tüketicileri hem ürünle ilgili eğitmesi, hem de onlara fayda sağlamasıydı. Sadece 19. Yüzyıl ev kadınlarının kafalarındaki en büyük soruyu (Hangi tatlıyı yapsak?) yanıtlamakla kalmadı, cevaplarında mutlaka Jell-O’nun yer almasını garantiledi. Sonuçta  tüm ürün ve hizmetler bir sorunu çözmek , bir ihtiyacı karşılamak için ortaya çıkar.  

Potansiyel müşterilerinizin ihtiyaç ve ilgi alanlarına hitap eden ve ürün ya da hizmetinizle ilişkili kaliteli ve kullanışlı sade içerikler oluşturun. Bu içeriği doğrudan onlara iletin. Kim bilir, belki de markanız bir sonraki başarı öyküsünün kahramanı olur...


Thursday, December 18, 2014

İçerikle Pazarlamanın Anatomisi

İçerikle pazarlama (content marketing) trendi, B2B dünyasından sonra B2C pazarında da yükseliyor. Hatta başarıyla uygulanmış örneklere bakarak, artık pazarlamanın yeni kalbi haline geldiğini söylemek yanlış olmaz. İçerikle pazarlama yönteminin bu kadar popülerleşmesinin altında yatan sebeplerden biri,  ‘marka sadakati’ kavramını somut hale getirmesi. Pazarlama profesyonelleri tüketicilerinin hayatlarını kolaylaştıracak bilgiler, eğlenceli içerikler sunarak onlarla marka arasında duygusal bağ kurmayı hedefliyor. Markalı içeriklerse bunu kolaylaştırıyor. Sosyal medyanın tetikleyici gücü sayesinde yüksek paylaşım oranlarına ve etkileşim rakamlarına ulaşıyor.
Reklam verenler için içerikle pazarlama yöntemi nasıl dijital pazarlamanın kalbinde yer alıyorsa, ‘kaliteli içerik’ de içerikle pazarlamanın can damarını oluşturuyor diyebiliriz.  Hedef kitleyi iyi tanıyıp doğru analiz etmek önemli.  Ona fayda sağlayacak ya da ilgi çekecek ‘orijinal ve kaliteli’ içeriği sunmak  kadar, doğru mecrayı seçmek ve zamanlamayı doğru ayarlamak da büyük önem taşıyor.
Geçtiğimiz günlerde sosyal medya paylaşımlarını zamanlamaya yarayan online eklenti Buffer, deneyimledikleri farklı içerik pazarlama metotlarını ve sosyal medya etkileşimini artıracak önerilerini takipçileriyle paylaştı. Paylaştıkları verilere göre, bir görselle birlikte paylaşılan tweetler, görsel içermeyenlere oranla yüzde 150 daha fazla etkileşim alıyor. İçerikleri farklı zamanlarda yeniden paylaşmak ise hem etkileşim oranını artırıyor, hem de yeni takipçilere ulaşmaya yardımcı  oluyor. Ayrıca bu paylaşımları her defasında farklı başlıklar kullanarak gerçekleştirmek, ne tür başlıkların daha fazla ilgi çektiğini anlamanızı kolaylaştırıyor. Buffer’ın bir diğer önerisi de Followerwonk uygulaması. Bu uygulama size takipçilerinizin sosyal Twitter’da hangi saat aralıklarında daha aktif olduğunu gösteriyor. Böylece paylaşımlarınızın zamanlamasını ayarlamanıza yardım ediyor ve maksimum etkileşim almanızı sağlıyor.


Friday, August 01, 2014

İçeriği nasıl paylaştığımız neden önemli?

New York Times’ın mayıs ayında basına sızdırılan İnovasyon Raporu, geleneksel medyanın da artık oyunu yeni medya kurallarına göre oynaması gerektiğinin resmi. Dünyanın en büyük ve köklü gazetelerinden birisi şüphesiz New York Times ve habercilikteki başarısı yadsınamaz. Fakat yayınlanan son rapora göre dünya devinin aynı başarıyı haberlerini okurlarına ulaştırırken gösteremediğini görüyoruz. Sosyal gazetecilik yükselirken bu değişime ayak uydurmakta zorlanan köklü gazeteler hızla tiraj ve itibar kaybediyor. Buzzfeed.com gibi okurları da oyuna dâhil eden, özgün ve kullanıcı odaklı içerikler sunmayı başaran mecralarsa arayı günden güne açıyor. Asıl mesele sadece kaliteli içerik üretmek değil, kaliteli içeriği hedef kitlenin okumak, paylaşmak ve etkileşime geçmek isteyeceği şekilde üretmek ve dağıtmak.
‘İşin sırrı nedir?’ diye sorguladığımız noktada ise, bu oyunu kurallarına göre oynayabilmemiz için www.superhypeblog.com yazarı David Deal’ın birtakım tavsiyeleri var:

Thursday, May 01, 2014

Sosyal Medyada Siz Kimsiniz?

Sosyal medya takibini ve yönetimini kolaylaştıran web tabanlı yönetim hizmeti Hootsuit’in Stratejik Müşteri Yöneticisi Andy Yeo, geçtiğimiz haftalarda Hong Kong’taki bir etkinliğe konuşmacı olarak davetliydi. Orada gerçekleştirdiği “Sosyal Medya İşiniz İçin Nasıl Bir Kaldıraç Görevi Görür?” başlıklı konuşmasının ardından, bu konu hakkında bir yazı kaleme aldı.

Andy, sosyal medyanın gücünün ve yaygınlığının iş fırsatlarından profesyonel ilişkilere kadar kendi kariyeri üzerindeki etkilerini, yine kendi tecrübelerinden yola çıkarak aktarıyor. 
İnternette ve sosyal medyada “gizliliğe” inanmadığını belirterek yazısına başlayan Andy, bireylerin sosyal medyadaki kimliklerini sorgularken, birbirinden değerli tavsiyeler veriyor: 

1. Sosyal Networkünüzü Seçin

Önce amacınızı ve hedef kitlenizi belirleyin. Zamanında çiçeği burnunda bir üniversite mezun olarak, dijital toplum içinde yer edinmek ve sektör liderleriyle yakın ilişkiler kurmak istedim. Böylelikle başlangıç seviyesindeki pozisyonlar için personel arayan işverenler de beni kolaylıkla bulabileceklerdi. 
Benim için Twitter ve LinkedIn’den başlamak mantıklıydı. Ama mesela düğün organizasyonları yapan bir start-up’sanız, sizin için öncelikli mecra Pinterest olmalı. Ya da Çinli müşterileri hedefliyorsanız Sina Weibo ya da WeChat’i tercih edebilirsiniz.

2. Temel Prensipleri İyi Öğrenin

Hangi sosyal networkü kullanırsanız kullanın, o sizin vitrininiz. Bu vitrinde iyi görünmeniz önemli. Nasıl patronunuzun sizden istediği projeyi üstünde kocaman bir kahve lekesiyle, üstelik tamamlanmamış halde teslim etmeyeceksiniz, sosyal medyaki profillerinizin de eksiksiz ve kusursuz göründüğüne dikkat etmelisiniz. Mesela Twitter’da “yumurtakafa”gillerden olmayın. Kurumsal ve iyi görünen bir profil fotoğrafı kullanın. Ya  da LinkedIn profilinizde çarpıcı bir başlık kullanmayı ihmal etmeyin. 

İçinde bulunduğumuz aşırı enformasyon çağında kendinizi az ve öz şekilde ifade ettiğinizden emin olun. Unutmayın, sosyal medyada az çoktur. Kendinizi anlatırken yaratıcı olun. Hubspot’taki bu makaleye göre, markamızın ilettiği mesajların 90%’ı görsellerden oluşuyor ve metinlere oranla 60.000 kez daha hızlı iletiliyor. Bana inanmadıysanız Facebook’un görsel ağırlıklı şekilde düzenlenen Timeline uygulamasına geçerek etkileşimini 65% artırdığını hatırlatayım. LinkedIn profiller için rich-media kullanımını açtı ve Twitter da ‘cover photo’ eklediği yeni tasarımına geçti.

Thursday, April 17, 2014

İçerik Pazarlamasının Önemli Oyuncuları: Bloglar

Technorati’nin 2013 Digital Influence raporuna göre bloglar, tüketicilerin fikir ve satın alma kararlarını sosyal ağlardan daha fazla etkiliyor. Rapora göre tüketicilerin %30’u blogların en güvenilir online kaynak olduğunu düşünürken, %32’si blogların satın alma kararlarında Twitter, Pinterest, Instagram gibi sosyal ağlardan ve forumlardan daha etkili olduğunu ifade ediyor.

Türkiye’nin günden güne büyüyen blog ekosisteminde farklı konularda içerik üreten sayısız blog var. Bu çeşitlilik markalara, farklı hedef kitlelere ulaşabilmek için farklı blog kategorilerini seçme fırsatı sağlıyor. En çok tercih edilen kategoriler arasında ise yeme-içme, annelik, seyahat, moda, kozmetik yer alıyor.

Bağımsız yayıncıların beğenileri, tavsiyeleri ve şikayetleri hem okuyucuları için, hem de kurumsal şirketler için büyük önem taşıyor. Bloglarının yanı sıra sosyal medya takipçilerinin de gücüyle oldukça geniş kitlelere ulaşıyorlar. Bloglar, satın alma kararlarında büyük etki sahibi olmalarının dışında markaların, hikayelerini tüketiciye ulaştırmak için kullanabilecekleri en uygun medya kanallarından biri.

İçerikle Pazarlama (Content Marketing) yönteminin giderek yaygınlaşması ile, “bağımsız yayıncılar” olarak adlandırılan  blogcuların ve blogların önemi de her geçen gün hızla artıyor. Pazarlama mixinin içinde blogla pazarlamaya ayrılan pay günden güne büyüyor. Blogla pazarlama yöntemleri reklam kampanyasının hedeflerine göre değişiklik gösterebiliyor. 



Wednesday, April 09, 2014

Mobil Reklamlar Markanızı Nasıl Etkiliyor

Sürekli elimizden düşürmediğimiz mobil cihazlar yüzümüze en yakın ekranlar oldukları için reklamverenler için en önemli mecra haline geliyor. Mobil reklamların tüketici üzerindeki etkisini ölçümlemek için Mobile Marketing Association Türkiye yönetiminde Nielsen bir araştırma yaptı. Araştırma için aralarından Hürriyet ve Radikal'in de bulunduğu bir çok mobil site kullanıldı. Araştımada iGaranti Gilette Fusion Proglide ve Shell V-Power Nitro reklamları üzerinden çalışma yapıldı. Reklamı gören ve görmeyen kullanıcılar arasında yapılan araştırma mobilin reklamın etkileri üzerine önemli veriler ve sonuçlar ortaya koyuyor.

Araştırma sonuçları "ürünü duydunuz mu?" sorusuna reklamı görenler görmeyenlere göre Gilette ürününde %34 daha fazla ürünü duyduğunu beyan etti. Ürünü mobil reklamda gördüğünü hatırlayanlar Shell reklamını görenler arasında görmeyenlere göre %92 daha fazla. Ürünü kullanmayı düşünenler arasında ise i-Garanti reklamını görenler görmeyenlerden %27 daha fazla ürünü kullanmayı düşündüklerini ifade ettiler.

Yüzümüze en yakın tuttuğumuz ve en sık baktığımız ekranın reklam gücünü göstermek adına bu önemli sonuçlar içeren bu araştırmanın tamamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.


Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz (İngilizce) : Mobia-Medyanet

Monday, April 07, 2014

Dijital Pazarlama İletişimi Sektörü %24 Büyüdü

IAB Türkiye ADEX-TR raporuna göre dijital reklam yatırımları 2013 yılında %24 büyüyerek yılı 1.17 Milyar TL ile tamamladı.

IAB Çin’in de kurulmasıyla birlikte dünyada 43 ülkede dijital pazarlama iletişimi endüstrisinin 
gelişmesi için faaliyet gösteren IAB’nin (Interactive Advertising Bureau) Türkiye merkezi, 
IAB Türkiye’nin açıklamasına göre dijital reklam yatırımları 2013’te geçen yıla göre %24’lük 
büyümeyle 1.17 milyar TL’na ulaştı ve toplam medya yatırımları içindeki payı %20’ye çıktı. 

IAB Türkiye Dijital Reklam Harcamaları // AdEx-TR 2013 Raporu’na göre; 

• Display, arama raporu, mobil reklam, ilan sayfaları, e-posta, oyun içi reklam gibi 
uygulamalardan oluşan internet reklam yatırımları toplamı; 1.169 milyon TL, 
• Gösterim/tıklanma bazlı reklam, video, sponsorluk ve gelir paylaşımlı reklam 
yatırımlarından oluşan “Display Reklam Yatırımları”; 446.5 milyon TL, 
• Ücretli sıralama, arama motoru görüntülü reklam ağından oluşan “Arama Motoru Reklam 
Yatırımları”; 587.3 milyon TL, 
• Mobil gösterim ve mobil opt-in SMS/MMS’den oluşan “Mobil Reklam Yatırımları” 
44.8 milyon TL, 
• İlan sayfaları reklam yatırımları 79.3 milyon TL olurken, e-posta ve oyun içi reklam 
yatırımları toplamı 11.3 milyon TL olarak gerçekleşti.

Kaynak: http://www.iabturkiye.org 

Thursday, April 03, 2014

Bloggerlar ve Fenomenler Sosyal Medya Kampanyalarında Güçlerini Birleştiriyor

Türkiye’nin en büyük bağımsız yayıncı ağı Boomads, her sektörden yüzlerce markanın dijital yolculuğunda en yenilikçi çözüm ortağı olmayı sürdürüyor. Doğal reklam ve İçerikle pazarlama trendi yükseldikçe  Bloglar pazarlama karmasının vazgeçilmezi haline geliyor.

Boomads, markalı içeriklerin Bumerang Network üyesi 30 bini aşkın nitelikli blog ve bağımsız web sitesinde yayınlanmasını ve yayıncıların sosyal medya gücüyle geniş kitlelere ulaşmasını sağlayan bir reklam platformu. Markaları tüm internette gerçek anlamda okutup konuşturmayı hedefleyerek, hedef kitleleriyle uzun vadeli ve sürdürülebilir iletişim kurmalarını sağlıyor. Reklam verenlere sunduğu gelişmiş segmentasyon seçenekleri sayesinde, markaların hedef kitleleri göz önünde bulundurularak modadan teknolojiye, seyahatten yemeğe kadar 46 farklı kategoriden seçim yapma imkanı tanınıyor. Blog yazarlarının ve okuyucularının sosyal medyada sahip oldukları güçlü varklıklarıyla birlikte kuvvetli bir WOM etkisi yaratılıyor. Reklamların içerik tabanlı olması sayesinde arama motorlarında indekslenmesi ise olumlu bir SEO etkisi sağlıyor.

300 Markayla 700 Kampanya 

Boomads Reklam Platformu, bugüne dek işbirliği yaptığı 300’ü aşkın markaya 2 farklı reklam alternernatifi sunuyordu. Bunlardan biri, firmaların reklam içeriklerinin yüzlerce ilgili blogda yayınlanmasıyla gerçekleşen “Seeding” modeli.  Bir diğeri ise, belirli sayıda blog yazarının kampanyaya konu olan ürün veya hizmeti deneyimleyerek,  kendi yorumlarının yer aldığı özgün içerikleri hazırlayıp yayınlamalarına dayanan aşağdaki grafikte detaylarını kısaca görebileceğiniz “Content Paketleri”.   Büyüyen ve globalleşen networküne paralel olarak 2014’ün başında yeni bir altyapı geliştiren Boomads, şimdi de yepyeni reklam modellerini reklam verenlerle buluşturuyor.

 

Sunday, March 16, 2014

Native Advertising Nedir?

Native advertising ne demek?
Pazarlama sektörünün yükselen trendi Doğal Reklam. İngilizce “native advertising” teriminden geliyor. Adını bu yazı için Türkçeleştirdiğim bu reklam modeli, markaların eğitici ve eğlendirici içeriklerle hikayelerini anlatarak müşterisiyle etkileşim yaratmayı amaçlıyor. Markalar içerikle pazarlamayı daha çok kurumsal bloglarından ve sosyal medya hesaplarından çeşitli içeriklerini tüketicileriyle buluşturarak gerçekleştiriyorlar. Doğal reklamda ise marka mesajları farklı mecralarda yer alan video, ilan ya da makalelerin içine yerleştiriliyor. Özellikle online mecralarda viral dağılım potansiyeli de daha yüksek olan bu reklamlar, tüketicilerin ilgilendikleri içerikleri tüketirken reklam görüntüsünden uzak doğal şekilde markayla karşılaşmalarını ve etkileşime geçmelerini sağlıyor.

Native advertising örnekleri nelerdir?
Dijital reklamcılığın ve içerik pazarlamasının gitgide popülerleşmesiyle doğal reklam dünya çapında yükselen bir trend haline geldi. Oysa ki bu model yeni değil, 60’lı yıllardan beri dergi ve gazete ilanlarında içeriklerin sponsorlanması, advertoriallar ve sayfa giydirme gibi şekillerde kullanılarak başarısı kanıtlanmış bir yöntem. Advertoriallar, eğlenceli-bilgilendirici içeriklerin (infotainment) sponsorlanması ve bilgilendirici markalı içerikler (infomercials) doğal reklama giriyor. Aynı şekilde sosyal medyada sıkça rastladığımız “önerilen içerikler”, önerilen uygulamalar/sayfalar” da doğal reklam modelleri arasında sayılabilir.

Markalar içerikle pazarlamayı daha çok kurumsal bloglarından ve sosyal medya hesaplarından çeşitli içeriklerini tüketicileriyle buluşturarak gerçekleştiriyorlar. Doğal reklamda ise marka mesajları farklı mecralarda yer alan video, ilan ya da makalelerin içine yerleştiriliyor. Özellikle online mecralarda viral dağılım potansiyeli de daha yüksek olan bu reklamlar, tüketicilerin ilgilendikleri içerikleri tüketirken reklam görüntüsünden uzak doğal şekilde markayla karşılaşmalarını ve etkileşime geçmelerini sağlıyor. Tüketici herhangi bir mecrayı takip ederken okuma/izleme akışını bölmeden marka mesajını iletme imkanı sağlıyor. Reklam araya giren (interruptive) olmadığı için doğal (native) olarak tanımlanıyor. Doğal reklamı içerik pazarlamasından (Content Marketing)  ayıran en önemli nokta doğal reklamın ödenmiş, (paid) içerikle pazarlamanın ise kazanılmış (owned) medya olması.

Wednesday, March 05, 2014

Fikir Önderleri Markanızı Konuşsun

Türkiye'nin en büyük bağımsız yayıncı ağı Bumerang Network üyesi bloglar Digital Age'in bu Mart sayısında.

Thursday, January 30, 2014

Boomads Yenilendi

Thursday, December 12, 2013

Bloggerlar, ”İyi İçerik Atölyesi”nde Buluştu

iGaranti ana sponsorluğunda 5 Aralık Perşembe günü gerçekleşen Bumerang Ödülleri’nin öncesinde, birbirinden önemli konuşmacıların yer aldığı “İyi İçerik Atölyesi”  Hilton Convention Center’da düzenlendi. Konuşmacılar arasında, Onur Kabadayı, Björn Sievers, Bülent Mumay, Emre İskeçeli, Emre Oral, Ayşe Arman, Deniz Berdan, Ömür Özdemir, Juliane Grunwaldt, Ceyhun Yılmaz ve Deniz Güven’in de yer aldığı bu konferansta katılımcılar, kaliteli içerik üretmenin incelikleri, sosyal medyada daha geniş kitlelere ulaşmanın sırları, yeni platformlar ve blog ekosistemi hakkında önemli bilgileri paylaştılar.
”Avrupa’nın en bağımsız blog networkü Bumerang”
İyi İçerik Atölyesi”, Boomads Genel Müdürü Onur Kabadayı’nın açılış konuşması ile başladı. 2013 yılının içerikle pazarlama yılı olduğunu düşünen Kabadayı, markaların içerikle pazarlamasında sosyal medya ve e-maillin hemen ardından blogların yer aldığını belirtti.  Bu sebeple Boomads olarak doğru zamanda doğru yerde doğru konuya önem vermiş oldukları konusunda hiç şüphesinin olmadığını söyledi.  Onur Kabadayı,  2011 yılında 10.800 yayıncısı olan Bumareng’ın  2013 yılı itibariyle 31.000 yayıncıya ulaştığını vurguladı. Bu büyümenin tüm ekibi mutlu ettiğini ve ana felsefelerinin “Birlikte kazanmak birlikte büyümek” olduğunu belirtti.
”Bloggerlar daha da profesyonelleşecek”
Almanya Blog Ekosistemi ve Bild Digital &Boomads İşbirliği oturumunda ise Stylebook Ürün Müdürü Juliane Grunwaldt, birkaç yıl önce facebook sayfam olmalı diyenlerin artık bir blogum olsun dediklerini ve önümüzdeki yıllarda bloggerların daha da profesyonelleşeceğini anlattı. Son üç yılda bloglara ilgi arttığını ve bloggerların artık bu işten yeni yeni para kazanmaya başladığını belirten Grunwaldt, Bild&Boomads’in stylebook ürününden sonra Travelbook yatırımı ile ilgili çalışmalarını paylaştı.
”İleride Bloggerlar gazetecilerin en iyi içerik kaynağı olacak”
Günün en çok ilgi çeken ve merakla dinlenen oturumlarından biri olan Vatandaş Gazeteciliği ve Yeni Medya Düzenine Bakış panelinde ise Hürriyet Gazetesi Web Koordinatörü Bülent Mumay, Hürriyet Tablet ve Mobil Koordinatörü Emre İskeçeli ve Hürriyet Yayın Koordinatörü Emre Oral, sosyal medya ve bloggerların haberleri ve bilgi akışını nasıl etkilediklerini yayıncı gözüyle tartıştılar. Her an her saniye her yerden haber aktığını belirten Emre Oral, sosyal medya ve bloggerlar sayesinde haberin ve haber vermenin hızının artığını belirtti.
Haberin dün bilmediğin olduğunu belirten Bülent Mumay, ise sosyal medya ile artık bunun haber bir önceki saniye bilmediğin olarak değiştiğini söyledi. Bloggerların pek çok gazeteden daha iyi ve nitelikli haber ürettiğini belirten Mumay, ileride bloggerlar bizim en iyi içerik kaynağımız olacak dedi.
Tabletlerdeki çalışmaların e-gazete ile başladığını belirten Emre İskeçeli, bunun kendilerinin ürettiği özel bir şey olmadığını geleceğin gazetesinin tablette olacağını düşündüklerini belirtti.  Hürriyet’te iki yıl önceye kadar gazete ile internet ekibinin aynı binada olmasına rağmen birbirini tanımadığını ama artık tek bir masa etrafında toplanıp birlikte haber yaptıklarını belirten Emre İşkeçeli, diğerlerinin de bunu başarması gerektiğini söyledi.
”İnterneti kucaklayan hiçbir mecra ölmeyecek”
Günün esprili ve eğlenceli paneli ise Ceyhun Yılmaz’ın neşeli anlatımı ile gerçekleşti.Geleneksel Medya ile Sosyal Medya Entegrasyonunu anlatan Ceyhun Yılmaz,geçmişte radyoların çıkmasıyla gazetelerin okunamayacağı heyecanı yaşandığını ama sonrasında radyonun başlı başına ayrı bir mecra olduğunun anlaşıldığını belirtti. Facebook ve Twitter’dan önce hayatımızda MIRC, ICQ, MSN gibi sohbet programlarının olduğunu hatırlatan Yılmaz, katılımcılara nostalji yaşattı. İnterneti kucaklayan hiçbir mecranın da ölmeyeceğini belirten Ceyhun Yılmaz espirileri ile de dinleyicilerle keyifli bir sohbet gerçekleştirdi.
”İGaranti ile sosyal medya üzerinden para yollayabilirsiniz”
Yeni Platformlar ve Bankacılık Panelinde ise Garanti Bankası Şubesiz Bankacılık Birim Müdürü Deniz Güven Garanti olarak 16 yıl önce internet bankacılığına başladıklarını, bugün 2,6 milyon aktif internet 8.000  mobil,  ATM’ de ise 5 milyon kullanıcıları olduklarını belirtti. İnternette pazar payında  % 22 oranında aktif kullanıcıları olduğunu aktaran Güven,bütün şubeler dahil işlemlerin %81’inin  dijital kanallardan yapıldığını belirtti. Müşterilerinin % 33’ünün şubesiz bankacılık kanallarını kullandığını belirten Deniz Güven, Cep Bank ile bankacılığı cep telefonuna taşıdıklarını söyledi. iGaranti uygulamasının ise bir ilk olduğunu uygulamayı indirir indirmez Garanti Bankası müşterisi olmanıza ve bankaya gitmenize gerek olmadan kullanmaya başlanabileceğini belirtti. Sosyal Medya ile de entegre olan iGaranti’nin,  IBAN numarası hatırlamayanlar için iGaranti’yi kullanan arkadaşlarına para göndermek için sosyal medya üzerindeki resmine tıklamanın yeterli olduğunu aktardı.
”Artık Hepimiz Teşhirciyiz”
Günün en çok merak edilen ve ilgi çeken Sosyal Medyada Kişisel Marka Yönetimi  paneli renkli ve eğlenceli sohbetlerle gerçekleşti Hürriyet Dijital Pazarlama Çözümleri Koordinatörü Haymi Behar’ın moderatörlüğünde düzenlenen panele Ayşe Arman, Arda Erdik, Deniz Berdan ve Ömür Özdemir katıldı.
Panel açılış konuşmasında Hürriyet’in yeni projesi Hürriyet Garaj’ı duyuran Haymi Beharartık her türlü yaratıcı projenin bir gün bir şekilde değerlendirileceğini ve boşa gitmeyeceğini belirtti. Gezi sürecinin içimizdeki yaratıcı ve eğlenceli kişiliğin sosyal medyayla dışarı çıkmasına vesile olduğunu belirten Haymi Behar, sosyal medyanın her geçen gün hayatımızın her alanına girdiğini söyledi.
Gazeteci – Yazar Ayşe Arman, bundan 15 yıl önce “Ayşe’nin Gözlüğünü” yazmaya başladığında herkesin kendisini teşhirci olmakla suçladığını ama bugün gelinen noktada teşhirci olmayanın kalmadığını söyledi. İnsanların kendisini ifade etmelerinin ister 140 karakterle twitterda ister fotoğraflarla instagram’da olmasının çok hoşuna gittiğini belirtenArman, sosyal medyada cok eğlendiğini ve oyun gibi algıladığını söyledi. Takipçileri ile birebir iletişim kurmaya çalıştığını söyleyen Ayşe Arman, ünlü ünsüz herkesle sohbet ettiğini belirtti. Sosyal Medya alanında bir stratejisi olmadığını belirten Ayşe Arman insanları kışkırtmak ve provoke etmeyi sevdiğini de söyledi. Önümüzdeki dönem instagram projeleri yapacağını belirten Arman, 10 fotoğrafta bir kadının ve erkeğin en seksi yerlerini koymak istediğini planladığını belirtti.
Modacı Deniz Berdan ise sosyal medyanın çok daha kişisel bir deneyim olduğunu ve sosyal medya ile özellikle Niş alanlarda çok daha fazla ön plana çıkılabileceğini belirtti. Deniz Berdan sosyal medyanın çok avantajlı bir alan olduğunu kendi moda markasının bu sayede Paris’de bir showrooma çağırıldıgını söyledi.
Sosyal medya fenomeni “Kedi Zihni”nin sahibi olarak da tanınan Arda Erdik, sosyal medyada kimse yokken Twitter’a üye olduğunu ve o zamanlar üyeler takipci sayıları yüz kişiyi bulunca çok mutlu olunduğunu belirtti. Şimdi ise onbinlerce takipçiye sahip olan başarılı reklamcı, daha geniş kitlelere eriştikçe bir otokontrol mekanizması geliştirdiğini dile getirdi. Erdik, sanal alemde nickname kullanmayı tercih etmediğini, böylelikle gündelik hayatta söylemekten kaçınacağı şeyleri sanal ortamda da dile getirmediğini belirtti.
Sosyal Medya fenomeni Ömür Özdemir ise işten atılmamak için CeriLevis adini kullanarak sosyal medyada yer aldığını belirtti. Twiter sayesinde işinden ayrılıp başka iş yaptığını söyleyen Özdemir, sosyal medyayı hedefine ulaşmada araç olarak kullandığını belirtti.  Ömür Özdemir, sosyal medyada kişisel marka yönetiminde ki karnenin Google’a yazıldığında çıkan sonuçlar olduğunu söyledi.
”Krizler engellenemez ama daha az can acıtabilir”
Digital Çağda Medya ve Bloglar Aracılığı ile Kriz İletişimi panelinde Edelmen Germany Executive Direktörü Björn Sievers sosyal medya krizlerinin engellenemeyeceğini , daha az acıtmasının sağlanabileceğini aktardı. Pek çok örnek olay paylaşan Sievers adım adım neler yapılması gerektiğini de katılımcılar ile paylaştı.

Monday, December 09, 2013

3. Bumerang Ödülleri Sahiplerini Buldu

iGaranti ana sponsorluğunda 5 Aralık Perşembe gecesi Babylon’da düzenlenen ödül töreni ile Bumerang Ödülleri sahiplerini buldu.
 1.700’ün üzerinde başvuru alan ve 45 bini aşkın SMS’in gönderildiği yarışma, alanında uzman 24 jüri üyesinin ilk 10’a kalan blogları tek tek değerlendirmesiyle finale ulaştı.
Ödül töreninde açılış konuşmasını yaparak, jüri üyelerine, bloggerlara, basın mensuplarına ve konuklara hoşgeldiniz diyen Hürriyet İçerik ve Topluluk Servislerinden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Erhan Acar, blogların ve bloggerların hayatımızdaki yerini vurgulayarak, Bumerang  Ödülleri için katılım sayısının her sene giderek arttığını 3’üncüsünü düzenledikleri ödüllerde bu sene 1.700’ü aşkın blogun değerlendirildiğini belirtti. Jüri üyelerine vermiş oldukları destek için teşekkür eden Acar, Hürriyet İnternet Grubu olarak bloggerlara destek vereceklerini ve Bumerang, Boomads olarak yatırımlarına devam edeceklerini belirtti.
Blogların ödüllendirildiği gecede Singer, Sony Music, So Chic, Çırağan Place Kempinski, Usla ve Doğan Kitap da sürpriz hediyeleriyle bloggerların yanında oldu.
En Tarz Blog, En Çalışkan Blog, iGaranti En Sosyal Blog, En Bilge Forum, En İyi Yerel Site, En Uzman Blog  ve Jüri Özel Ödülü olmak üzere toplam 7 kategoride ödüllerin verildiği geceye yoğun katılım gerçekleşti.
3’üncü Bumerang Ödülleri’nin kazanan isimleri :
En Tarz Blog  kategorisinin birincisi http://www.kafkaokur.com ödülünü Hürriyet Sosyal Medya Editörü Şermin Terzi’den aldı.
En Çalışkan Blog kategorisinde kategori birincisi  www.bencetatil.com  ödülünü Hürriyet Web Koordinatörü Bülent Mumay’dan aldı.
En Bilge Forum kategorisinde kategori birincisi  www.maxigame.org/forum ödülünü Hürriyet Reklam Direktörü Gönül Birkiye ‘den aldı
En İyi Yerel Site kategorisinde kategori birincisi www.29saat.com ödülünü Hürriyet Gazetesi Yayın Direktörü Fikret Ercan’dan aldı.
iGaranti En Sosyal Blog kategorisinde birincisi  www.aristolog.com   ödülünü Garanti Direkt Bankacılık Yöneticisi Işık İlhan’dan aldı
En Uzman Blog kategorisinde kategori birincisi www.sirtcantalilar.com ödülünü Hürriyet Dijital Pazarlama Çözümleri Koordinatörü ve Boomads Kurucu Yöneticisi Haymi Behar’dan aldı.
Jüri Özel Ödülü kategorisinde http://www.dijitalcanavar.com ödülünü Hürriyet İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Dalman’dan aldı.
Türkiye’nin en iyi bloglarının seçildiği gecede bloggerlar Amariszi ve Bedük konserleriyle eğlenceli bir gece yaşadılar.
Gecenin en renkli kareleri için Facebook hesabımızı ziyaret edebilirsiniz.
Bir sonraki Bumerang Ödülleri’nde görüşmek üzere…

Thursday, November 21, 2013

Turkish Internet Users Among Most Avid Consumers of Online News

News and information sites capture a large proportion of the European online audience with 8 in 10 internet users accessing one of these sites in September 2013. Across the 18 European markets measured by comScore, 338 million people visited a news or information website via a desktop or laptop during the month. The top 3 sites in that category were Yahoo! ABC News Network, BBC and Mail Online.
When ranking the European countries by reach, the Nordic countries lead the top 3 as 97 percent of Finnish internet users visited a news site during the month, followed by Sweden in second place with 96 percent reach and then Norway in third with 95.8 percent. Ireland and Turkey are not far behind, both with 95.7 percent reach.
The European average lies at 80.2 percent and Russia concluded the rankings with 66.2 percent of their online audience accessing a news and information site in September 2013.
Additional newspaper data on the market can be found here: http://www.comscoredatamine.com/
EUROPE NEWS DATAGEM

Wednesday, November 20, 2013

Yaratıcı İş Fikirleri Bu Garajdan Çıkıyor!


Hürriyet Garage, yenilikçi iş fikri olan genç girişimci adaylarını, 21 Aralık tarihine kadar www.hurriyetgarage.com ‘a yaratıcı başvuruları ile bekliyor!

Hürriyet İK, üniversite öğrencilerinin yenilikçi iş fikirlerine ortak oluyor. En iyi fikrin Hürriyet tarafından destekleneceği Hürriyet Garage yarışmasına katılımlar başladı. Garage’a başvuru için; gençler yaratıcı iş projelerini maksimum 3 dakikalık videolar halinde sunuyor.

Hürriyet'in girişimci üniversiteli gençlere destek amacıyla gerçekleştirdiği yarışma, en iyi fikirlerin daima garajdan çıktığı fikrine dayanıyor. Yarışmada dereceye girenlerin projelerine Hürriyet'i ortak edebilecekleri gibi, Hürriyet bünyesinde çalışma şansları da bulunuyor. Üstelik girişimcilerin, yarışma süresince deneyimli ekiplerin yardımıyla bireysel gelişimlerini de sağlayabilecekleri bir eğitim alabilme şansları da mevcut.

Yarışmaya AÖF hariç tüm lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri katılabiliyor. Yarışmaya başvuran ve seçilecek 10 ekibin içinde yer alan girişimciler, İstanbul dışında yapılacak ve toplam 5 gün sürecek Girişim Kampına katılıyor; ilk 2 gün girişimcilere gerekli bilgi ve donanıma ulaşmalarını sağlayacak yoğun bir eğitim, 3. gün değerlendirme komitesi üyeleriyle birebir görüşme imkanı sağlanan bireysel danışmanlık veriliyor. Kampın 4. günü ise ekiplerin kendi mentorlarıyla birlikte iş modeli hazırlanırken, 5. gün Yürütme Kurulu tarafından maksimum 15 dakika sürecek sunumlar gerçekleştiriliyor ve danışmanlık sürecine dahil olacak 3 ekip belirleniyor.

Danışmanlık sürecinde finale kalan ekiplerden iş modelini test etmeleri ve prototip oluşturmaları bekleniyor. Bu aşamaya kadar gelmeyi başaran ekipler, çekirdek sermaye kazanmış oluyorlar. Hürriyet bu süre boyunca genç girişimcilerin açık ofis alanı, ısıtma, soğutma, güvenlik, temizlik, telefon, faks, internet gibi ana ihtiyaçlarını karşılarken; diğer yandan da onlara koçluk desteği sağlıyor. Ekipler, haftada 1 gün Hürriyet Dünyası'na gelerek mentorlarıyla birebir çalışarak projelerini geliştiriyorlar.

Girişimciler, yoğun tempoda geçen 1 ayın sonunda geliştirdikleri iş modeli/prototipini, seçilecek üniversitede hem izleyicilere hem de yürütme kuruluna sunacaklar ve Yürütme Kurulu tarafından projeye ortak olma, Hürriyet Grubu bünyesinde istihdam yaratma, fikrin telif hakkını satın alma seçeneklerini göre ödüllendirilecekler.

Hayatını değiştirmek isteyen girişimciler için 21 Aralık 2013’e dek  www.hurriyetgarage.com üzerinden başvurular devam edecek.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

Monday, November 11, 2013

Hürriyet.com.tr Yeni Yüzü ile Yayında

Türkiye'de dijital yayıncılığın öncüsü Hürriyet.com.tr'nin yeni tasarımı bugün yayına girdi. 1997 yılında Hürriyet Gazeteciliğin ilk kez yayına aldığı Hürriyet.com.tr haber sitesi bugün günde 2 milyonu aşkın ziyaretçisi ile Kıta Avrupasının en büyük haber sitesi. Hürriyet dijital ürün geliştirme ve yazılım ekibinin 6 ayı aşkın çalışması sonucunda hayata geçen yeni tasarımı kişiselleştirilmiş internetin ihtiyaçlarına uygun olarak yeniden hazırlandı.

Video'nun ve görsel içeriğin web sitesi tasarımlarında çok daha fazla ön plana çıktığı günümüz trendlerine uygun olarak yeniden tasarlanan Hürriyet.com.tr ferah görüntüsü ile reklam alanlarını içerikten daha iyi ayıran ve belirginleştiren bir tasarımı okuyucusunun beğenisine sundu.

Yeni Hürriyet'in tasarımındaki en önemli özelliklerden biri de sosyal ağların aşağıda doğru kayan "feed" mantığının ana sayfaya tasarımsal olarak entegre edilmiş olması. Böylelikle okurun sadece manşet alanına odaklanmasından çok sitenin genelindeki birçok kategorideki habere ana sayfadan erişmesi hedefleniyor. 

Tuesday, November 05, 2013

Hürriyet’in video platformu Viplay hızlı büyümesini sürdürüyor

viplay-logoHem mobilde hem de sabit bağlantıda artan internet hızı kullanıcıların video içeriklere daha kolay ulaşabilmesinin ve hızlı tüketebilmesinin temeli oldu. Online videoya olan bu talep ülkemizde yeni oyuncuları da ekosisteme kazandırdı. Ekosisteme yeni giriş yapanlardan birisi de Mayıs ayında Hürriyet Gazetecilik tarafından kurulan Viplay.
Kuruluşundan itibaren geçen 4 ayın içerisinde 20 milyon izlenmeye ulaşan Viplay içeriği ise kullanıcıdan elde etmiyor bunun yerine lisanslı ve amatör, profesyonel video yapımcılarının içeriklerini sunuyor. Lisanslı içerikler arasında Ted Talks’un da bulunduğu platform her ay yeni 40 videoyu Türkçe alt yazı ile izleyicilere sunuyor.

Monday, November 04, 2013

Girişimcilik için “Başarısızlık Kültürü” Şart

Bayram'da İsrail'de "teknoloji gurusu" olarak anılan Yossi Vardi'nin davetiyle Digital Life Design (DLD) Tel Aviv konferansına katıldım. İnovasyon ve dijital dönüşüm odaklı etkinlik üç gün boyunca Amazon, AOL, Microsoft gibi dünya devleri ile İsrail'li start-up'ları buluşturdu.  
DLD'de onlarca yerel girişmci ile tanışma ve ürünlerini dinleme fırsatı buldum. Görme engellilerin hayatlarını kolaylaştıran konuşan kameralı gözlüklerden, küçük şirketlerin nakit akışını sağlıklı yönetmesine yardımcı olan finansal yazılımlara kadar girişimciler, sağlık, kültür, eğitim, moda gibi yaşamın her alanında insan odaklı teknolojik çözümler üretiyorlar.